« Önceki | Sonraki »

Salı, Hazirane 19, 2007

Annem de burada....

Merhaba arkadaşlar...Artık annem de blog dünyasına dahil oldu.

www.aglayankadin.blogcu.com

Çalışan bir kadın olarak ne kadar vakit ayırabilir bilmiyorum ama hiç belli olmaz.Sonuçta teyzem olan muzurx için de aynı şeyi düşünmüştüm,iki çocukla nasıl vakit bulacak diye ama beni solladı ve ikiye de katladı yani.Tabii bundan çok memnunum.

Salı, Hazirane 19, 2007

SOBELENMİŞİM ve SOBELİYORUM

 

"versatile"arkadaşım beni sobelemiş.

-Biraz geciktim cevaplamakta lütfen kusura bakma arkadaşım.

Sobenin konusu:blogcu adımın açıklaması

 

Benim soyadım İlkbahar ve aynı zamanda Bahar ve Can isimlerini çok severim.Bende ikisini birleştirdim.Ayrıca Canbahar ismi bana "baharda hayat var" der gibi geliyor.Hoşuma gidiyor....

Ben de,   " ellerefidanboylumellere"

                "muzurx"

                "thesuuur"

                "smiy"

              " blueposion"

               "rains44" arkadaşlarımı sobeliyorum.

Pazar, Hazirane 17, 2007

ANNECİĞİM;BABALAR GÜNÜN KUTLU OLSUN...

 

Hayat seni herşeye mecbur bıraktı ANNEM...

Çalışan bir kadın olmaya,

Eşi olmadan yaşamaya,

Hem anne hem baba olmaya.

Tüm zorluklarla başbaşa bıraktı.

Babalık vazifeleri de sana kalınca,

Çok yorulduğun anlar oldu.

Ama sen hiç pes etmedin,

Eve ekmek getirdin,

Sonra mutfağa girdin masaya da koydun ekmeği...

Bize babamın yokluğunu hissettirmemeye çalıştın.

Sen elinden geleni yaptın annem.

Koca bir yüreksin sen ANNEM...

...K-O-C-A-M-A-N...

Yaptığın her fedakarlığın bilincindeyim.

Yarıda kalan hayallerinin,

Parçalanmış ümitlerinin,

Yıkılmış duygularının,

Hayata dair arzularının,

Yıpranmış sinirlerinin,

Ev sahibi konu başlıklı uykusuz gecelerinin,

Bizim için vazgeçtiğin gençliğinin farkındayım.

Bugüne kadar yaşadığımız bütün BABALAR GÜNÜ senin için ANNEM.

Anneler günü de senin.

 

SEN,29 senelik hayatımın en güzel,en anlamlı varlığısın ANNEM.

SEN,nefesime huzur katansın.

En önemlisi SEN,benim hem ANNEM hem BABAM'sın.

ANNECİĞİM BABALAR GÜNÜN KUTLU  OLSUN...

Seni Çok Seviyorum KRALİÇEM...

 

Pazar, Hazirane 17, 2007

BABAMDAN BANA KALAN...

Bir insana kızgınken özlemek ne demek bilir misiniz siz?

Ben söyleyeyim:Çok yıpratıcı bir duygu bu.Babamdan bahsediyorum.

Ayrı evlerde nefes almayı seçti benim annemle babam.Annem daha çok buna mecbur kaldı.Annem sorumluluk duygusunu hiç kaybetmediğinden bizi yalnız bırakmadı.

Kendine göre sebepleri vardı babamın."Kendine göre "demem ona hak verdiğimdem değil.Babam hep tek kişilik yaşadı.Bu yüzden ben "BABA" ne demek bunu çevremden görerek öğrendim,eğrisiyle doğrusuyla.Babam niçin bizim babamız olduğunu hiç anlayamadı.Sanki biz ona bu ünvanı durup dururken vermişiz gibi davrandı.

 

Bizi, yani kardeşimi ve beni çok seviyor buna eminim.Evet çook ama "için için "derler ya hani işte öyle.Biz bunu hiç hissedemedik.

En zor çağlarında bir delikanlıyı kafasındaki sorularıyla başbaşa bıraktı.Nasıl da zor geçti o yıllar...Ama o hiç bilemedi,tribünden seyretti bizi.

Kendi adıma tek isteğim;her koşulda arkamda desteğini hissetmekti."Baba" kelimesinin anlamını böyle yazmıştım kendi sözlüğümde.

Yanlışımda beni omzumdan uyaran bir el,

Başarımda takdir eden bir söz,

Sevinçlerime ortak,

Üzüntülerime sırdaş.

Ne para ne de pul,

İlgiydi ihtiyacım olan.

En zor anlarımda"Olsun kızım ben yanındayım"diyen moral veren bir ses.

 

O şen kahkahanı bize duyurmadın BABA!

O tatlı sesin başkalarına "nasılsınız" dedi hep!

O "baba kokulu" gömleklerini başka ellere ütülettirdin!

Babasıyla yaşayan her çocuğa hayran hayran baktırdın bizi!

Hiç düşündün mü kaç kere sarılabildim sana ben!

O gülen gözlerinin baktığı yerlere kızdım ben.

Yanımızda nefes almadığın her an KIZDIM!

Ama sadece kızmakla kalabildim.

Her geçen gün öfkem büyüdü.

Hep sana kızgın hep sana özlem dolu geçirdim yıllarımı.

VARSIN ama YOKSUN!!!

Bu çelişki beni çok yıprattı!

Sayende yirmidokuzunda bir nüfus kağıdım,ellisinde bir ruhum var. 

Ama olsun.

Artık büyüdüm.

Ve...

Şimdi düşünüyorum ki eşimin babası hayatta değil.Bu çok daha kötü.

HERŞEYE RAĞMEN,MUTLU OLDUĞUN YERLERDE SAĞLIKLI,HUZURLU OLDUĞUNU BİLEYİM YETER.Mutlu olduğun yer bizim yanımız olmasa bile...Bunun için her zaman dua ediyorum.İçimden gelen sadece bu kadar.

Pazar, Hazirane 10, 2007

Siz hiç hayallerinizden sıfır aldınız mı???


 

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışta koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı.

Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası..

Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı.Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı.

Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.

"Neden "0" aldım?" diye merakla sordu hocasına, çocuk..

"Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, hocası..

"Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız" ve ekledi:

"Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."

Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.

"Oğlum" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!."

Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına..

"Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi..

"Ben de hayallerimi..".....

O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor.

Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı.

Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi.

Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine "Bak" dedi,

- "Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah' tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın."

 

Bu bir alıntıdır.

Pazartesi, Hazirane 4, 2007

HELAL ET HAKKINI ANAM......

Bu benim dinledikçe ağladığım bir Orhan Hakalmaz türküsüdür.Şu an onu dinliyorum ve ağlıyorum.Sormayın neden diye,çünkü ben de bilmiyorum.

Güzel anneme sesleniyorum.....

      

  Yıllarca sinende gezdirdin beni,

        Helal et hakkını...

          Helal et anam...

Suçumu bağışla üzdüysem seni.

Helal et hakkını...

Helal et anam...

Yalanmış anladım,

Başka sevgiler.

En güzel sevgiler sendeymiş meğer.

Yüzünü görmeden, ölürsem eğer

Helal et hakkını...

Helal et anam...

Gözleri ne tatlı bakıyor bana,

Sözleri ne tatlı ne yakın cana,

Bu yavrun her zaman muhtaçtır sana

Helal et hakkını...

Helal et anam...

SEDA'n her zaman muhtaçtır sana

Helal et hakkını...

Helal et anam...

 

 

Salı, Mayıs 15, 2007

"""TERSTEN YAŞAM"""

 

(Bu yazı "smile3167.blogcu.com"arkadaşımdan alıntıdır.Çok hoşuma gitti,ben de yayınlamak istedim.)

 

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir. Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu. Nasıl mı ?

Cami'de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette.

Tabuttan doğruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır.Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.

Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz.

Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...

Altmışlı yaşlara kadar hersey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.

Sağlığınız gittikçe düzeliyor Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoşgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..

Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz. Herkes karşınızda elpençe divan.

Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.
Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz. Diğer hormonal Aktiviteler artıyor, fevkalade...

Aman ne güzel günler başlıyor...

Derken birgün patron size artık Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.
Bu arada Babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın" diyor, "artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçılığın benden olsun..." Keyfe bakar mısınız ?

Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor Ekmek elden su gölden bir dönem başlıyor.

Partiler, Diskotekler, Kızların sayısı artıyor.

Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor, araba kullanma derdi de yok artık...

Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine bak, oyuncalaklarınla oyna" diyorlar...

Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.

Derken Anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.

Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır. Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.

Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor sıcacık yumuşacık gürültü ve patırsız bir ortamda yaşıyorsunuz.

Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz. ve günün birinde müthiş keyifli bir sevgi ilişkisi ile hayatınız bitiyor....

(Ne dersiniz böyle daha güzel olmaz mıydı ?)

 

Cumartesi, Mayıs 12, 2007

"BENZEMEZ KİMSE SANA,GÜZEL ANNEM"

 

 

GÜLÜŞÜN HUZURUMDUR,BUNU SAKIN UNUTMA ANNEM!!!

 

SENİ ÇOK ÇOK ÇOK SEVİYORUM"

 

BENİM HER ZAMAN SANA SÖYLEDİĞİM BİR ŞARKI VAR,SEN DE ÇOK İYİ HATIRLAYACAKSIN ANNEM.HER DİNLEDİĞİNDE SENİ ÇOK SEVEN KIZIN GELSİN AKLINA...

 

BU DÜNYADA SENDEN GAYRI BAŞKA KİMİM VAR,

SANA GELEN BANA GELSİN GÜZEL ANNEM....

 


Bağlantılarım