Çarşamba, Mayıse 20, 2007

Okuyun,beğeneceksiniz..(Tabii mecbur değilsiniz beğenmeye,lafın

 

Bu şiiri "www.birgunmutlaka.blogcu.com"arkadaşın sitesinden ekledim.Çok hoşuma gitti istedim ki sizler de okuyun.Ayrıca kendisine teşekkür ederim.

Beni Öldürmeyen Acı Bana Güç Verir

Öyle bir hayat yasiyorum ki ,
Cenneti de gördüm , cehennemi de
Öyle bir ask yasadim ki Tutkuyu da gördüm , pes etmeyi de.

Bazilari seyrederken hayati en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadim.
Öyle bir rol vermisler ki ,
Okudum okudum anlamadim.
Kendi kendime konustum bazen evimde,
Hem kizdim hem güldüm halime,
Sonra dedim ki " söz ver kendine "
Denizleri seviyorsan , dalgalari da seveceksin ,
Sevilmek istiyorsan , önce sevmeyi bileceksin ,
Uçmayi seviyorsan , düsmeyi de bileceksin.
Korkarak yasiyorsan , yalnizca hayati seyredersin.
Öyle bir hayat yasadim ki ,
Son yolculuklari erken tanidim
Öyle çok degerliymis ki zaman,
Hep acele etmem bundan,anladim...

                               

Nietzsche

Çarşamba, Nisan 23, 2007

^^^^EŞİMİN BANA YAZDIĞI İLK ŞİİR^^^^

            Doğru olan neydi yaşamak mı yoksa SEDA mı?

            Yaşamak neydi..bugünü yarına çıkarmak.

           Oysa SEDA demek;bugündü,yarındı,sonraki gündü.

           SEDA demek en güzel duyguydu.

           Kurabileceğim en güzel hayaldi.

         Ve ben yaşamaktan vazgeçiyorum...

Doğru olanı,cennetten tarafı,

En kusursuzu,

Akşamın anlamını,

Yıldızın benimle olanını,en pırıltılısını,

Bedenlerin en arzulusunu,

Yangınların en sönmez olanını,

Kurumuş ovalarıma yağmur olanını,

Kaybolmuşluklarımın tek adresini,

SEDA'yı seçiyorum.

Ve ben SEDA ile bir ömür geçirmek istiyorum.

BENİ HİÇ SENSİZ BIRAKMA OLUR MU...

                                            Bülent İlkbahar

Perşembe, Mart 1, 2007

HAYAT ÇİZGİSİ...(kendi yazdığım bir şiir)

 

Ne kadar düz çizmek istesem de

Hayat çizgimi

Sen:"doğuştan gelen eğim!"

İzin vermiyorsun.

Sana bu düzlük çok bile diyorsun.

"Bu kadarıyla oluştur!"

İçinde yaşayacağın daireyi diyorsun.

Biraz uğraş,çabala!

Senin paralandığını göreyim.

O zaman yardım edeceğim sana diyorsun.

Ama anlamıyorsun...

Bu cesaretle başlayamam.

Kalemi bile alamam elime..

Bazen dünyanın en cesur insanı benmişim gibi uyanıyorum.

İşte bu sabah doğru zamandır diyorum kendime.

Sonra yine kör-ebe oluyorum.

Ve bu sefer kalemi göremiyorum bile.

Çizmekten vazgeçiyorum o düzlüğü

Böylece beni kör-ebe seçen hayat

Benden her saniye,hızla kaçıyor.

Ben onu ebeleyemiyorum...

"Lanet olsun" demek geliyor içimden

Onu da diyemiyorum Allah'a sevgimden...

Korkuyorum...Korkuyorum...

İçinde yaşadığım dairenin dışına çıkmaktan.

Neden bilmiyorum ama böyle hissediyorum.

Çarşamba, Şubat 21, 2007

Babam ve sonra...

Hayatıma giren ilk erkekle başladı mutsuzluğum.

Küçüktüm.

Tanıdığım ilk erkek babamdı.

Bana öylesine kötü aşıladı ki sevgiyi

Sanki hep yarım bırakılan bir şey gibi.

Yarım bıraktı ve gitti.

Ben gidişini seyrettim ağlayarak.

Sonra alıştım.

Onun tarafından aranmamaya,özlenmemeye..

Sevgiyi başka yerlerde aradım.

O başka yerler hep yanlış oldu..

Birkaç liman buldu sığınacak gönlüm.

Olmadı yanaşamadı.

Bu kadar sevgi kavramını yanlış bilmeme rağmen,

Neden bilmem inanıyordum bir gün çok sevileceğime.

Bir güneş vardı beni ısıtacak hissediyordum..

Sadece onu beklemeye karar verdim.

Sevmekten çok, sevilmeyi tercih ettim.

Çünkü daha çok ona ihtiyaç duydum,yıllarca...

Söz verdim kendime..

Babamda olmayanları o güneşte bulduğumda,

Yanacağımı bilsemde sımsıkı sarılacağım diye.

İnandım,çok inandım..

Ve güneşi gördüm.

İnşallah şu anda bulduğumu düşündüğüm güneş bir gün beni babam gibi hayal kırıklığına uğratmaz......